Sevgili okuyucularim...
Napan - Napayim- Napacan uclemesi ile sizleri selamliyorum :)
Evet anlasilacagi uzere yillik Kuzey Kibris seyahatimi gerceklestirdim. Gezdim gordum eglendim ogrendim ve dondum bile hatta... Son yillarda her sene muhakkak 1 veya 2 kere gittigim Kibris kardes adamizi bu sefer daha da cok gezmis ve ogrenmis olarak donebildigim icin bir arastirma ve blog yazisina dondurmeye karar verdim. Dogdumdan beri evimizde bulunan Kibris ada haritasi cizimli tepsilerimizi ise yeniledigim icin cok memnunun 25-30 sene ayni seyi kullanandik galiba mutfakta. Ne dayanikli cikti mubarek :)
Babam orda asker oldugu icin herkese ceyiz duzmus resmen porselenler tepsiler ve daha niceleri...
Bu sene tam da 30 Agustos Zafer Bayraminda orada olmamin vesilesiyle de biraz tarih paylasmak istedim. Bir yere gidip gezdikten sonra muhahakk donusumde tarihini arastirir derinlemesine incelerim. Oradayken de rehberim var ise can kulagiyla dinler yoksa da google- gpt amcalara sorup ogrenirim. Simdi sizlere arastirdigim konulari kronolojik siralamayla sunacagim. Tarih severleri de buraya alacagim cunku asla bilmediginiz veya yanlis bildiginiz gercekleri anlatacagim:)
Akdeniz’in doğusunda stratejik bir konuma sahip olan Kıbrıs Adası, tarih boyunca birçok medeniyetin hâkimiyet kurmak istediği önemli bir merkez olmuştur. Coğrafi konumu, doğal kaynakları ve ticaret yollarına yakınlığı nedeniyle Kıbrıs; tarih boyunca farklı kültürlerin, devletlerin ve toplumların etkisi altında kalmıştır. Günümüzde ada, siyasi açıdan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki güney kesimi arasında bölünmüş durumdadır.
Buraya Dış hatlardan uçmanızın en temel siyasi sebebi ise , KKTC'nin dünyadaki tartışmalı uluslararası statüsüdür. Bu durum, Türkiye'nin KKTC'ye bakışından çok, uluslararası tanınma sorununun havacılık kurallarına ve uygulamalarına yansımasıyla ilgilidir.
1-Türkiye'nin siyasi bakış açısına göre: KKTC ayrı ve egemen bir devlettir.
2-Uluslararası toplumun büyük bölümünün bakış açısına göre: KKTC tanınmış bağımsız bir devlet değildir..!
Bu nedenle: Türkiye ile Ercan arasındaki uçuşlar, sıradan bir Ankara-İzmir veya İstanbul-Antalya iç hat uçuşuyla aynı sistemde işlemiyor. Bilinenin aksine Kuzey Kıbrıs = Türkiye'nin ili veya doğrudan toprağı değildir Ayrica Türkiye = KKTC'nin en yakın müttefiki, ekonomik destekçisi ve güvenlik açısından en önemli destekçisidir Bu nedenle ortaya biraz karmaşık bir durum çıkıyor: İçeride kendi devlet kurumlarınızla yönetiliyorsunuz; ancak dış dünyayla ilişkilerde Türkiye'ye çok büyük ölçüde bağlı bir yapı bulunuyor.
1974'te Türkiye askerî müdahalede bulundu ve adanın kuzeyinde Türklerin güvenliğini sağlayan ayrı bir yönetim alanı ortaya çıktı. Türk tarafı önce federal bir Kıbrıs içerisinde siyasi eşitlik hedefledi. Federasyon görüşmeleri sonuç vermeyince 1983'te KKTC'yi bağımsız devlet olarak ilan etti.
Kisacasi “Türkiye'ye çok yakın ve Türkiye'nin desteklediği Türk devleti” denebilir; ama “Türkiye sınırları içindeki özerk devlet” ifadesi hukuken yanlış anlaşılır.
Kıbrıslı Türk kimdir?
Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs'ta tarihsel olarak yaşayan Türkçe konuşan Müslüman/Türk toplumunun devamıdır. Kendilerini hem Kıbrıslı Türk hem de Türk olarak tanımlayabilirler. Bu iki kimlik birbirini dışlamaz. Fakat KKTC vatandaşı = Türkiye vatandaşı mı? Hayır.
KKTC'nin kendi vatandaşlığı vardır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ise ayrı bir vatandaşlıktır. Dolayısıyla: KKTC vatandaşı → otomatik olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değildir. Ama bir kişi hem KKTC hem Türkiye vatandaşı olabilir
“Türk” kimliği nereden geliyor?
Burada üç şeyi ayırabiliriz: Türk → etnik/millî kimlik Kıbrıslı Türk → Kıbrıs'taki Türk toplumuna ait kimlik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı → hukuki vatandaşlık Bunlar aynı kavram değildir. Mesela şöyle düşün: Kıbrıslı Türk + KKTC vatandaşı + Türkiye vatandaşı olmak mümkündür ama Kıbrıslı Türk + KKTC vatandaşı + Farki ulke vatandasi olmak da mümkündür
Kıbrıs Türklerinin tarihsel kimliği Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan çok önce Kıbrıs'ta oluşmaya başlamıştır. Osmanlı'nın 1571'de Kıbrıs'ı fethetmesinden sonra Anadolu'dan Kıbrıs'a yerleşimler gerçekleşmiş ve zaman içinde adada kendine özgü bir Kıbrıs Türk toplumu oluşmuştur.
Bu nedenle “Kıbrıslı Türkler sonradan Türkiye'den gelmiş Türklerdir” demek de eksik olur. Yüzyıllar boyunca Kıbrıs'ta yaşayan, kendi kültürel özelliklerini geliştiren bir toplumdan söz ediyoruz.
Kıbrıs’ın Tarihi
Kıbrıs’ın tarihi binlerce yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Ada; Antik Yunan, Roma, Bizans, Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı gibi birçok medeniyetin yönetimi altında kalmıştır.
-1571 yılında Osmanlı Devleti, Kıbrıs’ı fethederek adayı kendi topraklarına katmıştır. Osmanlı döneminde Anadolu’dan Türk nüfusün adaya yerleşmesi teşvik edilmiş ve böylece Kıbrıs’taki Türk varlığı güçlenmiştir. Osmanlı yönetimi sırasında Türk ve Rum toplumları uzun yıllar aynı adada yaşamıştır.
-1878 yılında Osmanlı Devleti, Kıbrıs’ın yönetimini İngiltere’ye bırakmıştır. İngiltere, daha sonra adayı resmen sömürgesi hâline getirmiştir. İngiliz yönetimi döneminde Kıbrıs Rumları arasında adanın Yunanistan’a bağlanmasını savunan Enosis düşüncesi güç kazanmıştır. Buna karşılık Kıbrıs Türkleri, adanın Türkiye’ye bağlanmasını veya iki toplumun ayrı yönetimlere sahip olmasını savunmuştur.
-1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık, adadaki yeni düzenin garantör devletleri olmuştur. Ancak Türk ve Rum toplumları arasındaki anlaşmazlıklar kısa sürede yeniden artmıştır.
Kıbrıs Barış Harekâtı
1960’lı yıllarda Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumları arasındaki gerginlik giderek yükselmiştir. 1963 yılında başlayan toplumlar arası çatışmalarda birçok Kıbrıslı Türk saldırılara maruz kalmış ve bazı bölgelerde Türkler kendi güvenlik bölgelerini oluşturmak zorunda kalmıştır. 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs’ta Yunanistan’daki askerî yönetimin desteklediği bir darbe gerçekleştirilmiştir. Darbenin temel amaçlarından biri Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması, yani Enosis’in gerçekleştirilmesiydi.
Bu gelişmeler üzerine Türkiye, garantörlük haklarına dayanarak 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlatmıştır. Harekâtın Türkiye açısından temel amacı, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlamak ve adadaki anayasal düzenin yeniden oluşturulmasına katkıda bulunmaktı.
Harekât iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşama 20 Temmuz’da başlamış, ikinci aşama ise Ağustos ayında gerçekleştirilmiştir. Harekât sonucunda adanın kuzeyinde Türklerin yönetiminde bulunan bir bölge oluşmuştur. Bu gelişme, Kıbrıs’ın günümüzde de devam eden siyasi yapısının temelini oluşturmuştur.
1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilmiştir. KKTC, günümüzde Türkiye tarafından tanınmaktadır. Adanın güneyinde ise uluslararası alanda Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınan yönetim bulunmaktadır.
Kıbrıs’ın Şehirleri
Kıbrıs, tarihî ve kültürel açıdan önemli birçok şehre sahiptir. Adanın kuzeyinde ve güneyinde bulunan şehirler, geçmişten günümüze farklı medeniyetlerin izlerini taşımaktadır.
Lefkoşa
Baskent Lefkoşa, Kıbrıs’ın en önemli şehirlerinden biridir. Ada üzerindeki merkezi konumu nedeniyle tarih boyunca büyük önem taşımıştır. Günümüzde Lefkoşa, adanın iki tarafında da yönetim merkezi olma özelliği taşımaktadır. Şehir, Kıbrıs’ın bölünmüş başkenti olarak bilinmektedir. Denize kiyisi olmayan tek bolgedir.
Gazi Mağusa
Gazimağusa, özellikle tarihî limanı ve eski şehir bölgesiyle dikkat çekmektedir. Osmanlı ve Venedik dönemlerinden kalma önemli yapıları bulunmaktadır. Salamis Antik Kenti de Gazimağusa yakınlarında yer almaktadır. Günümüzde şehir, Kuzey Kıbrıs’ın önemli turizm ve eğitim merkezlerinden biridir. Bir donemin jet sosyetesinin ve yuksek teknolojisinin goruldugu ve 1974ten bu yana kullanima kapatilan Kapali Maras bolgesi de burada yer alir.
Girne
Girne, Kıbrıs’ın kuzey kıyısında bulunan önemli bir liman ve turizm şehridir. Girne Kalesi ve tarihî limanı, şehrin en önemli turistik yerleri arasında bulunmaktadır. Doğal güzellikleri ve lux tatilkoyu/otelleri sayesinde Kıbrıs’ın en çok ziyaret edilen bölgelerinden biridir.
Güzelyurt
Güzelyurt, Kıbrıs’ın verimli tarım alanlarıyla tanınan şehirlerinden biridir. Özellikle narenciye üretimiyle ön plana çıkmaktadır. Aynı zamanda bölgede tarihî ve arkeolojik alanlar da bulunmaktadır.
İskele
İskele, Kuzey Kıbrıs’ın doğusunda yer alan önemli yerleşim bölgelerinden biridir. Sahilleri ve doğal güzellikleriyle dikkat çekmektedir. Turizm ve tarım, bölgenin önemli ekonomik faaliyetleri arasındadır. Girneye cok uzak fakat Dipkarpaz altinkumlarina yakin bir bolgededir.
Lefke
Lefke, Kıbrıs’ın batısında bulunan tarihî ve doğal güzelliklere sahip bir bölgedir. Narenciye bahçeleri ve yeşil doğasıyla tanınmaktadır. Aynı zamanda eğitim kurumları sayesinde önemli bir yerleşim merkezi hâline gelmiştir.
Ve son olarak diyecegim su ki;
Tatil veya kumar icin gideceklerin mutlaka otellerinden cikip bu bolgelerden en az 1-2 tanesini gormesini tavsiye ediyorum. Ben her sene gezip gorme ve dahasi lokal arkadaslarimla sohbet etme sansi bulabiliyorum. Gideceklere simdiden iyi tatiller ve guzel gozlerle bakabilme firsati diliyorum....








